Kuzgunca'nın Yankıları
İlk Geri Sarım

Uçurumun tehlikeli ve kaygan yüzeyinden aşağı inmeye çalışıyorsun. Yağmur çiselemeye başlarken, ayaklarının altındaki taşlar ufalanıyor. Keskin bir dönüşte ayağın gevşek bir kayaya basıyor. Dünyan aniden altüst oluyor. Düşüyorsun. Yüzüne çarpan soğuk hava ve aşağıda seni bekleyen sivri kayalıklar arasında sadece birkaç saniye var.

Ölüm korkusu tüm bedenini felç ederken, beyninin derinliklerinden gelen içgüdüsel bir patlama yaşanıyor. Şakaklarında dayanılmaz bir basınç hissediyorsun. Görüntüler ve sesler, tıpkı geriye sarılan bir kaset gibi hızla tersine akıyor. Saniyeler önce bastığın yere, o gevşek kayanın hemen ardına geri dönüyorsun. Nefes nefesesin, dizlerinin üstüne çöküyorsun. Burnundan sıcak bir sıvının süzüldüğünü fark ediyorsun; koyu, kırmızı bir kan damlası kayanın üzerine düşüyor.

Ölümden kıl payı kurtuldun ama zihnin bu imkansızlığın altında eziliyor. Az önce ölmüştün. Şimdi ise yaşıyorsun. Gücünün sınırlarını henüz bilmiyorsun ama Lara'nın yüzü zihnine tekrar çarpıyor. Belki, sadece belki, bu çılgın gücü onu kurtarmak için de kullanabilirsin.

  1. I
  2. II