Ejderha Avcısının Yolu

Kargatepe'nin Eşiği

Toz ve kan kokusu burnunda, Kargatepe'nin ahşap kapısına yaslanıyorsun. Çizmelerin çamurdan ağırlaşmış, sol kolundaki bandaj üç gündür değişmemiş. Sınır yolunun son kilometresini sürünerek bitirdin desen yeri var.

Kapıdaki nöbetçi seni tepeden tırnağa süzüyor — bir avcı daha, diye mırıldanıyor, sesi ne şaşkın ne de meraklı.

Uzaktan, Kızılzirve'nin kızıla çalan zirvesi bulutların arasından görünüyor. Bakışların orada bir an takılı kalıyor. Aklına bir an başka bir dağ, başka bir alev geliyor — çocukluğunun köyü, gökten inen ateş, ardında kalan kül. O anıyı hemen bir kenara itiyorsun; şimdi düşünecek vaktin yok.

Nöbetçi kapıyı aralıyor.

NÖBETÇİ

Ödül avcılarına yer var. Meydanı geçince kaleyi göreceksin.

İçeri adımını atıyorsun. Kargatepe seni bekliyordu — bilmeden.